Müzakerelerde Kritik Eşik

A

ARAHABERİ

Ziyaretçi
ABD ile İran arasında yürütülen olası nükleer ve bölgesel anlaşma sürecine ilişkin temaslarda ilerleme sağlandığı yönünde açıklamalar gelirken, tarafların çelişkili mesajları nedeniyle belirsizlik devam ediyor. İran: “Taslakta uzlaşma var ama anlaşmaya yakın değiliz” İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD ile bir anlaşma taslağı üzerinde belirli bir mutabakata varıldığını doğruladı. Ancak sözcü, bunun yakın zamanda kesin bir anlaşma imzalanacağı anlamına gelmediğini vurguladı. İranlı yetkili, “birçok konuda sonuca ulaşıldığını ancak bunun anlaşma aşamasına gelindiği anlamına gelmediğini” belirterek sürecin hâlâ kırılgan olduğuna işaret etti. Ayrıca ABD ile İran arasında yakın zamanda nihai bir anlaşma yapılacağını kimsenin kesin olarak söyleyemeyeceğini ifade etti. Hürmüz Boğazı vurgusu: “Yönetim kıyı ülkelerine ait” Görüşmelerde en dikkat çeken başlıklardan biri Hürmüz Boğazı oldu. İran tarafı, potansiyel anlaşmanın boğazın yönetimine ilişkin ayrıntılı bir düzenleme içermediğini açıkladı. Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın kontrol ve yönetiminin kıyı ülkelerinin egemenliğinde olduğunu savunurken, geçişler üzerinden doğrudan bir “ücretlendirme” mekanizmasının doğru bir tanım olmadığını belirtti. Buna karşın, sunulan bazı hizmetlerin maliyetinin olabileceği ancak bunun “geçiş ücreti” olarak adlandırılmaması gerektiği ifade edildi. Pakistan: Arabuluculukta ilerleme var Sürece arabuluculuk yapan Pakistan cephesinden ise daha iyimser açıklamalar geldi. Başbakan Şehbaz Şerif, ABD ile İran arasında yürütülen dolaylı görüşmelerin “doğru yönde ilerlediğini” söyledi. İslamabad yönetimi, taraflar arasında diplomatik bir çözüm bulunması için yürüttüğü çabaların sonuç verdiğini ve müzakere kanalının açık tutulduğunu belirtti. Ancak Pakistan da nihai bir anlaşmanın henüz yakın olmadığını dolaylı şekilde kabul etti. ABD: “Ya anlaşma ya alternatif yollar” ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’ın İran ile ya kabul edilebilir bir anlaşma yapacağını ya da farklı seçenekleri değerlendirmek zorunda kalacağını söyledi. Rubio, diplomasiye fırsat tanındığını ancak bunun sınırsız bir süreç olmadığını vurguladı. Açıklamasında, özellikle nükleer program ve bölgesel güvenlik başlıklarında “sınırlı zamanlı ve ciddi bir müzakere süreci” yürütüldüğünü ifade etti. Trump: “Acele edilmeyecek, yaptırımlar sürecek” ABD Başkanı Donald Trump ise müzakere sürecine daha temkinli yaklaşarak, İran ile acele bir anlaşma yapılmaması gerektiğini savundu. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, anlaşma sağlanana kadar yaptırımların tam olarak devam edeceğini belirtti. Ayrıca, “zamanın ABD’nin lehine işlediğini” ifade ederek müzakerelerin baskı altında yürütülmeyeceği mesajını verdi. İran basını: Engeller ve riskler devam ediyor İran’a yakın Tasnim haber ajansı ise anlaşma ihtimaline daha temkinli yaklaştı. Haberde, ABD tarafının bazı kritik maddelerde—özellikle dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması gibi konularda—çekinceler ortaya koyduğu ve bunun süreci zorlaştırdığı ileri sürüldü. İsrail: “Nükleer tehdit tamamen ortadan kalkmalı” İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise olası bir anlaşmaya ilişkin sert mesajlar verdi. Netanyahu, ABD ile İran arasında yapılacak herhangi bir nihai anlaşmanın, İran’ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırması gerektiğini savundu. Netanyahu ayrıca, İran’ın nükleer tesislerinin sökülmesi ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılması gerektiğini ifade ederek, daha kapsamlı bir çözüm çağrısı yaptı. İran’da iç gelişmeler: İdam kararı Öte yandan İran’da iç siyasi gelişmeler de gündemde kalmaya devam ediyor. Ocak ayında ülke genelinde yaşanan rejim karşıtı protestolarla bağlantılı suçlamalar kapsamında bir kişinin idam edildiği açıklandı. Bu gelişme, ülke içindeki siyasi gerilimin sürdüğüne işaret ediyor. Süreç kırılgan dengede Taraflardan gelen açıklamalar, diplomatik temaslarda belirli ilerlemeler kaydedildiğini gösterse de, ABD–İran hattında nihai bir anlaşmaya henüz uzak olunduğunu ortaya koyuyor. Özellikle nükleer program, Hürmüz Boğazı ve yaptırımlar gibi kritik başlıklar üzerindeki farklılıklar, sürecin kırılgan yapısını koruyor.

 

Benzer konular

Üst